“De ki: Bizim başımıza ancak Allah’ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim mevlamızdır. Öyleyse mü’minler, yalnız Allah’a güvensinler.” (Tevbe Suresi 51. Ayet Meali)

Turkish English Germany

Yazar SAİT TAŞÇI

Yazar SAİT TAŞÇI

Yorum yapılmamış 2256 Görüntülendi

Yazar SAİT TAŞÇI

“Uydurulmuş Dinden İnandırılmış Dine Yolculuğum” adlı eserinde, inanç ve sorgulama ekseninde bir yolculuğa çıkıyor.

İslami toplumun içine düştüğü inançsal hatalar ve İlahi kitapla bütünleşemeyen yaşam tarzını temel alan konular üzerinde yoğunlaşmıştır.  Ayrıca İslam’ın öğretilerine ve dinler arası benzerliklere dair dikkat çekici bir bakış açısı sunmaktadır.  Yazar bu eserinde, dinler, mezhepler, hadisler, sözde alimler ve gelenekler hakkında derinlemesine bir inceleme yapmıştır.

Bu kitabı ellerinizin arasına alıp içindekiler kısmına baktığınızda, aslında yüzyıllardır süregelen birçok problemin işlendiğini göreceksiniz. Kitap, mezhepsel ayrışmalar, hadis yorumları ve inançsal uygulamalardaki farklılıkların nasıl şekillendiğine dair analizler vermektedir. Kitap içeriğindeki konular ve bu konular ile alakalı ilahi kitaba dayanarak verilen açıklamalar sonucunda, inançta Hanif bir yol açmaktadır. Çünkü ele alınan konular sayesinde İslam’ı doğru anlama ve kendi inanç sistemlerini sorgulama fırsatı veriyor. Sadece başlıklara bakarak bazı içerikler hakkında şüphelerinizin olması normal bir durumdur. Ancak bu içerikler konusunda kitapta beyan edilen fikirler, ilahi kitapların ayetlerini temel alarak örneklendirildiği için doğru olan mesaj kendisini gösterecektir. Bu durum çoğu okurda, inançsal farklılıkların oluşmasını tetikleyebilecektir.

Eser, geleneksel inanç sistemleri ve İslam toplumunun benimsediği dini anlayışlara farklı bir pencereden bakmak isteyen okuyucular için bir kaynak niteliği taşıyor. Kitapta sunulan fikirler, ilahi kitabın ayetleriyle desteklenerek açıklanıyor ve bu durum, okuyucuların konular hakkında daha derin bir kavrayış geliştirmesine yardımcı oluyor. Yazar, İslam âleminin içine düştüğü bazı temel problemleri (mezhepler, hadis anlayışı vb.) detaylı bir şekilde analiz ederek, ilahi kitabın ışığında doğru uygulama yollarını aktarıyor. Eser, bu yönüyle okuyucuların kendi inanç dünyalarını sorgulamalarına ve yeni perspektifler kazanmalarına olanak tanıyor.

Kendisini İslam âlemine ait gören çoğu insanı, derin uykusundan uyandırmak için kaleme alınan bu eser, okunduğunda yazarla hemfikir olmamak neredeyse imkânsızdır. Çünkü eser derin bir bilginin ve yoğun bir birikimin ürünüdür. Siz bir kitap okuduğunuzu zannedersiniz oysaki kitabın her bölümü zihninizde yepyeni inançsal pencereler açacaktır. Böylece yürümüş olduğunuz yolu sorgular olacaksınız.

KOD 25 OTİZM AHH TAMARA

Kod:25 Otizm Ahh Tamara, bir hikâye olmanın ötesinde; gerçek yaşam hikâyelerinden esinlenerek kaleme alınmış bir kişisel gelişim ve farkındalık romanıdır.

Bu roman, yoksulluk ve yalnızlığın içinde büyüyen bir kadının acıya tutunarak güçlenmesini ve bir doktor olarak insanlara şifa dağıtan bir hayata uzanışını konu ediniyor. Ancak onun asıl sınavı, evladının sessiz dünyasından başlıyor.

Bu sessiz dünyanın merkezinde Baran vardır. Baran, sıradan kalıplara sığmayan, otizm tanılı bir çocuktur.  O, hayatı bizler gibi izlemiyor; sesleri, renkleri ve dokuları hiçbir koruma kalkanı olmadan, en çıplak ve savunmasız haliyle göğüslüyor. Dışarıdan bakıldığında eksik sanılan o derin sessizlik, aslında kendi içinde devasa ve kusursuz bir evrendir. Baran, kelimelere sığmayan o koca anlam dünyasını, sadece varlığıyla ve bir bakışıyla tercüme ediyor.  Karmaşıklaşan dünyanın gürültüsüne karşı, kendi rutinlerinin güvenli limanına sığınıyor. Kısacası Baran bu romanda toplumsal rollerden, maskelerden ve yapaylıktan arınmış insanlığın en ham, en duru halini yansıtıyor.

Onun dünyası (Otizm); sabır, sevgi ve derin bir farkındalık gerektiriyor.

Roman, otizmin bir eksiklik değil, farklı bir algı biçimi olduğunu hissettirerek okuyucuyu empatiye ve anlayışa davet ediyor.

Hikâye, Akdamar Adası’nın büyüleyici atmosferinde filizlenen bir aşkla derinleşiyor. Baran’ın otizmle verdiği yaşam mücadelesiyle de anlam kazanıyor.  Van’ın sarsıcı deprem gerçeğiyle yüzleşen bir kader yolculuğuyla da son buluyor.

Bu çalışma;  “Coğrafya Kaderdir” sözünün ardındaki derinliği iliklerimize kadar hissettiriyor. Ayrıca sabrın nasıl bir sanata dönüştüğünü, pes etmemenin nasıl bir direnişe evrildiğini ve hayatın en sert darbelerinin bile insanı nasıl büyütebildiğini güçlü bir anlatımla ortaya koyuyor.

Her sayfasında okuyucuyu düşündüren, sorgulatan ve duygusal bir bağ kurmaya davet eden bu kitap; otizmle yaşayan bireylerin iç dünyasına dokunurken, aynı zamanda insanın kendi iç yolculuğuna da kapı aralıyor.Bu kitap bitmez…
Okuyanın kalbinde yaşamaya devam eder.

Etiketler :
E-Bülten E-Bülten aboneliği ile kampanya ve duyurulara daha hızlı erişin!